| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
| Cilt Bakımı | Cilt Sağlığı | Cilt Temizliği |SitemapSitemap_2
10 "sivilceler" etiketi kullanan gönderi "sivilceler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Sivilceler, Akneler, Siyah Noktalar 

 

Sivilce, sivilceler, akne, akneler, siyah nokta, siyah noktalar, isilik, isilikler, çıban, çıbanlar, kist, kistler, iltihap, iltihaplar, irin, irinler.

http://www.e-guzellik.org

Akne Tedavisi | Akne Tedavileri | 5. Bölüm 

Vitaminler ve mineraller eksikliklerini giderin :

Yukarıdaki önlemleri almışsa akneli hastanın ilave vitamin ve mineral almak çok gerekli değildir. Fakat iyileşmeyi daha hızlı düzeltmek için birkaç ay aşağıdaki vitamin ve mineraller kullanılabilir.

  • B6 vitamini: 50-100mg/gün  (Örneğin Benexol®  1 tab)
  • Çinko: 15-30 mg/gün (Örneğin Zinco® ya da Nutri-Zinc® 1-2 ölçek).
  • E vitamini: 400 IU.
  • C vitamini: 200-2000 mg
  • A vitamini ya da beta karoten: 5, 000-25,000 Ü

ACE-Selenyum®’da A, C ve E vitaminleri ve antioksidan olan selenyum bulunmaktadır; günde 1 ya da 2 kapsül alın.

Carlson ACES-Zn’de A, C ve E vitaminleri ile çinko ve selenyum bulunmaktadır; günde 1 ya da 2 kapsül alın.

 

Akne Tedavisi | Akne Tedavileri | 4. Bölüm 

Bağırsak floranızı (yararlı mikropları) düzeltin :

Floranın bozularak bağırsak geçirgenliğinde meydana gelen artışın sadece bağırsakta değil bağırsak dışı birçok organda da iltihabi hastalıklara yol açtığı düşünülmektedir.

Probiyotiklerden zengin bir diyetin iltihap bulgularını hafiflettiği gözlenmiştir.

Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet bağırsak florasının koruyuculuğunu artırır.

Fermantasyon ürünleri (kefir, turşu, yoğurt, peynir, şarap, boza, sirke, tuzlama yiyecekler, bira mayası) bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırırlar.

Pastörizasyon ve UHT teknolojisi gıdalardaki probiyotikleri büyük ölçüde tahrip eder.

Probiyotiklerden en zengin gıda olan kefiri evde kendiniz yapın ve günde en az yarım litre kadar tüketin.

 

Akne Tedavisi | Akne Tedavileri | 3. Bölüm 

Kan D vitamini düzeylerinizi düzeltiniz :


Dünya nüfusunun belki de yarısında gizli veya aşikar D vitamini yetersizliği mevcuttur. Örneğin Türkiyedeki kadınların yaklaşık dörtte üçünde D vitamini yetersizliği vardır. D vitamininin çok iyi bilinmeyen bir özelliği de iltihap giderici olmasıdır. Klasik cildiye kitaplarında bile yaz mevsiminde aknelerin şiddetinin azaldığı tarif edilmektedir.

Yeterli D vitamini düzeyine sahip olmak için günde en az yarım saat güneşe maruz kalın (D vitamini ile ilgili dosyalarımıza bakınız). Yeterli güneşlenemiyorsanız, özellikle kış aylarında D vitamini alınız. Optimal dozu alabilmek için kan D vitamini düzeylerinizi ölçtürün (25-hidroksi D vitamini; 1, 25-dihidroksi D vitamini değil!). Doktorunuzun kontrolü altında uygun dozda D vitamini alın. Kan D vitamini düzeylerinizi 40-120 ng/mL arasında tutunuz (üst sınıra yakın olması daha iyi, 100 ng/mL gibi.

 

Akne Tedavisi | Akne Tedavileri | 2. Bölüm 

Omega-3/omega-6 yağ dengesini düzelterek iltihap maddelerini azaltın :

 

Akne oluşumundaki temel mekanizmalardan biri de iltihap maddelerinin artmasıdır.

Diyetteki omega-6’ların aşırı artması vücuttaki iltihap maddelerini artırır.

Diyetteki omega-3’ler ise iltihap giderici etkisi ile aşırı omega-6 alımına bağlı olumsuzlukları azaltır.

Akne tedavisinde kullanılan steroid ve steroid dışı iltihap karşıtları ve lökotirien inhibitörleri omega-6’ya bağlı ilthap maddelerini ortadan kaldırmaya çalışır. Bu ilaçların kısa vadede bazı olumlu etkileri varsa da uzun vadede bir yığın yan etkilere yol açar. Bazen bu yan etkiler hastalığın kendisinden daha ağır da olabilir.

Omega3/Omega-6 oranı nasıl düzeltilebilir?

· Margarin ve sıcak preslenmiş poliansatüre (çoklu doymamış) yağlar (ayçiçek, mısır, soya) yenilmemelidir.

· Katı yağ olarak tereyağ, iç yağı ve kuyruk yağı, sıvı yağ olarak sızma zeytinyağı kullanılmalıdır.

· Sıcak preslenmiş monoansatüre (tekli doymamış) yağlar (gerçek! fındık yağı, riviera tipi zeytinyağı) ise ikinci seçenektir.

· Keten tohumu ve/veya balık yağı kullanın

 

Balık yağı preparatları :

Enflamatuvar hastalıklarda antienflamatuvar(iltihap giderici) etkiyi elde etmek için günde 1000-3000 mg aktif balık yağı (DEHA+EPA) alınmalıdır aksi halde fazla etkili olmaz (piyasada Carlson ®, Ocean®, Or-omega®, Marincap®, Seven Seas®, gibi markalar var, yurt dışından daha ucuza da getirtebilirsiniz).

Bazı balık yağı (omega-3) preparatlarındaki aktif metabolit (EPA + DEHA) miktarları :

Seven Seas-Cherry: 800 mg/1 ölçek

Seven Seas-Pulse: 150 mg/1 kapsül

Marincap: 150 mg/ 1 kapsül

Ocean: 1315mg/1 ölçek (Portakallı, naneli, limonlu), 150 mg/1 kapsül

Carlson: 1600 mg/1 ölçek, 300 mg/1 kapsül

Oromega: 975 mg/1 ölçek, 300 mg/1 kapsül

Balık yağı uygun yüksek dozlarda kullanıldığında romatizmal hastalıklarda kullanılan ilaçların iltihap giderici etkilerine sahiptir. Üstelik nerdeyse hiçbir yan etkileri yoktur. Ayrıca nedene yönelen bir tedavi şeklidir.

Bitkisel Omega-3 kaynakları :

Ketentohumu, ceviz ve yeşil yapraklılar (semizotu, dereotu vb) aktif omega-3 metabolitlerinin oluşumunu sağlayacak ön maddeyi (alfa-linolenik asit=ALA) sağlarlar. Bunlar içinde en önemlisi keten tohumudur.

Keten tohumu omega-3’den zengindir; fakat balıkyağına göre etkisi yaklaşık 10 kez düşüktür. Fakat keten tohumu zayıf östrojen etkisi (yağ yapımını azaltır) ve zengin lif, vitamin ve mineral içeriği ile akne için mükemmel bir takviyedir.


Antienflamatuar otlar ve baharatlar :

Aşağıdaki bitkiler ve baharatlar da antioksidan ve iltihap giderici etkileri ile aknede oldukça yararlıdırlar;

1 kase kefirin içine (tercihen ekşi)
1 Çay kaşığı çekilmiş ısırgan tohumu

1 Çay kaşığı çekilmiş siyah üzüm çekirdeği

1 Tatlı kaşığı zerdeçal tozu

1 tatlı kaşığı çekilmiş keten tohumu koyun

Akne Tedavisi | Akne Tedavileri | 1. Bölüm 

İnsülin direncinizi yenin :


Tedavinin en önemli noktası budur. Eğer bunu yapmıyorsanız, diğer basamakları yaparak şifa olmanız mümkün değildir.

İnsülin direnci çocuk ve erişkin nüfus arasında çok yaygın görülen bir metabolik bozukluktur. İleri aşaması olan metabolik sendromun Türkiye’de erişkinler arasındaki oranı %50’lere yaklaşmaktadır; bu hızla giderse oran %50’lerin çok üzerine çıkacaktır.

İnsülin direncinin temel nedeni şekeri hızlı emilen (glisemik endeksi yüksek) gıdaların aşırı yenilmesidir. Açlık sırasında insülin değerleriniz 5 ünitenin üzerine çıkar.

İnsülin direncini kırmanın akne üzerine etkileri

İnsülin direncini kırarak akne mekanizmalarının nerdeyse tamamını kontrol altına alabilir hatta tamamen yok edebilirsiniz. Kan insülin düzeyinin azalması ile;


Kıl foliküllerindeki yağ yapımını azalır.

Artan androjenler (erkeklik hormonları) normal düzeylere iner.

İltihap (enflamasyon) azalır.

Enfeksiyon (mikrop kapma) azalır (endirekt etki).

İnsülin direncinizi yenmek için taş devri diyeti gibi bir diyet yapınız.

Un, şeker ve bunlardan yapılan mâmüllerin tüketimini mümkün olduğunca azaltın, hatta hiç yemeyin.

Mümkün olduğu kadar doğal beslenmiş olan hayvanların et, süt ve yumurtasını yiyin.

Yediğiniz yiyeceklerin en az yarısı çiğ olsun.

Paketlenmiş gıdaları yemeyin.

Her türlü mevsim sebze ve meyvesi (fazla tatlı olmayanlar) taze olarak yiyin.

Böyle bir diyet sadece sivilcelerinizi yok etmekle kalmayacak sizi olabilecek kanser, kemik erimesi, koroner kalp hastalığı, romatizma, depresyon vb hemen hemen bütün müzmin hastalıklardan da koruyacaktır.

 

Akne Tedavisi 

Hafif şiddette akne tedavisi : Tretinoin ve /veya antibiyotik merhem.

Orta şiddette akne tedavisi : Tretinoin ve sistemik antibiyotik hapları.

Ağır şiddette akne tedavisi : Tretinoin + sistemik antibiyotik hapları + Antienflamatuar (iltihap önleyici) ilaçlar + Antiandrojenler ya da östrojen preperatları.

Klasik akne tedavi şekilleri esas nedene yönelik olmadığı için başarısızdır ya da ancak geçici bir süre başarılı olabilir.

 

Akneler ve Sivilceler 

Akne , derimizde bulunan kıl folikülündeki (kese) yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Normalde, bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak atılması gerekir. Ancak ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağ normal olarak bir kanal ile deri yüzeyine geçer. Aknede bu kanal aşırı yağ birikimi ve dökülmüş keratin hücreleri (keratonosit) ile tıkanır. Aknenin temel nedeni bu tıkanmadır.

Bu madde birikimi nedeni ile Propionibacterium acnes adlı normal deride bulunan bir oksijensiz (anaerob) bir bakteri burada üremeye ya da koloni yapmaya başlar. Bu bakteriler, yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından içeri girerek hem varlıklarıyla hem de ortaya çıkardıkları bir takım kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan yağ bezinde bir iltihaba (enflamasyon) yol açarlar.

İltihabi olmayan yağ tıkaçlarına komedon adı verilir. Komedon deri yüzeyinde açık (siyah başlı) ya da kapalı (beyaz başlı) olabilir.

İltihabi akneler kabartı (papül), sivilce (püstül), yumru (nodül) ve kese (kist) şeklinde olabilir.

P. acnesin salgıladığı lipaz trigliseritleri parçalayarak serbest yağ asitlerini açığa çıkartır. Bu yağ asitleri folikül duvarını tahriş ederek papüle yol açar.

Folikül P. acnes enfeksiyonla iltihaplanırsa sivilce (püstül) oluşur. Foliküller sıkılır ve kaşınarak yırtılırsa nodül ve kist oluşur.

Akne Oluşumunun Evreleri :

Aknenin 5 majör patogenetik faktörün karşılıklı etkileşimine bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir.

1. Kıl folikülü içindeki keratin hücrelerinin üretiminin artması.

2.  Kıl folikülü kanalındaki korneositlerin tam olarak ayrılamaması (programlı hücre ölümünün azalması ve kıl yağ bezlerinin tıkanmasına bağlı)

3. Erkek hormonlarına (androjenler) bağlı yağ (sebum) yapımında artış.

4. Siyah başların (komedon) içinde Propionibacterium acnes adlı bakterinin aşırı üremesi.

5. Komedonun içinde ve çevresinde iltihap.

 

Kapalı mikrokomedonların oluşumundaki kritik basamak kıl folikülü kanallarının korneositler (keratin hücreleri, keratonosit) tarafından tıkanmasıdır. (korneositler bazal keratonisitlerin farklılaşması sonucu oluşur). Bu keratonositler kıl folikülü kanallarını ağzını tıkarlar. Çünkü birbirlerine yapışıktırlar ve dökülürken normalde olduğu gibi birbirinden ayrılmazlar.

Korneositlerin programlı hücre ölümlerinin bozulması ya da gecikmesi aknenin başlangıç lezyonu olan mikrokomedonun oluşumunu sağlayan temel mekanizmadır.

 

Akne | Sivilce | Siyah Nokta 

Akne ( Sivilce) derideki yağ bezlerinin, erkeklik hormonu ( Androjen ) tarafından uyarılması ile oluşan, içi cerahat dolu veya siyah noktalar ihtiva eden, nadiren nedbe dokusu ile iz bırakarak iyileşen bir deri hastalığıdır.

Görülme sıkılığı :

Adolesanların yaklaşık % 100'ü az ya da çok derecede etkilenir ancak, sadece % 15'i doktora başvurur.

Erkek = Kadın ( erkeklerde daha ağır seyretme eğilimi vardır. )

BELİRTİ VE BULGULAR :

Kapalı komedonlar ( beyaz noktalar )
Açık komedonlar ( siyah noktalar )
Kızarıklık ve ödemin eşlik ettiği ya da etmediği püstüller ( kistler )
Nedbe dokuları
Lezyonlar, alın, yanak ve burun üzerinde ortaya çıkar ancak sırt ve göğüs ortasına kadar yayılabilir.

NEDENLERİ :

Erkeklik hormonu yağ bezlerinin ucunun siyah noktalarla tıkanmasına yol açan keratin döngüsünü uyarırlar. Yağ bezlerinin ürettiği peynirsi madde (sebum) tıkaçın ardında birikmeye başlar. Bakteri varlığında, biriken muhteva iltihaplanarak sivilce oluşur.

RİSK FAKTÖRLERİ :

Ergenlik çağına giriş.
Erkek
Bazı ilaçlar ( doğum kontrol hapları, iodidler, bromidler, lityum, fenitoinler, kortizon )
Temizleyici kremler, nemlendiriciler, yağlı fondötenleri içeren birtakım yağlı kozmetikler.
Deri yüzeyinin herhangi bir şekilde kapatılması.
Sıcak, nemli iklimler


TEDAVİ :

GENEL ÖNLEMLER :

Siyah noktalarla tıkanmış alanların boşaltılması.
Temizleme - yumuşak bir sabunla günde birkaç defa hafifçe yıkamak yüzeyel yağlanmayı kontrol edecektir. Daha sık yıkanması deriyi tahriş eder.
Yağsız güneş koruyucuları - bazı tedavi olmayan vakalarda ultraviole ışınları ile bir miktar iyileşme sağlanmakla birlikte, tedavide kullanılan ilaçlar Ultraviole ile ters etkileşim gösterir. Uzun dönem Ultraviole ye maruz kalmak kalıcı deri hasarına neden olur.

DİYET :

İyi beslenmeye yönelik öneriler
Akneyi ( Sivilceleri ) iyileştirebilen özel bir diyet tarif edilmemiştir. Çikolata ve yağlı yiyecekler akneyi ( Sivilceleri ) artırmazlar.

HASTANIN EĞİTİLMESİ :

Hastanın aknenin kesin bir tedavisinin olmadığını, tedavilerin sadece hastalığı ve lezyonları kontrol altına almak için yapıldığını bilmesi önemlidir.
Tüm tedavi şekillerinde etkinin ortaya çıkması en az 4 hafta sürer.
Topikal ajanlar yüzün kızarmasına ve kurumasına sebep olurlar, bu yüzden bir çok kişinin bu ilaçların kullanımına devam etme konusunda teşvik edilmesi gerekir.

TERCİH EDİLEN İLAÇLAR :

Özellikle haifi derecedeki sivilcelerde deriye uygulanan krem ve losyonlar en iyisidir.
Benzoyl peroxide % 5 kuru cilde gece yatarken sürülür.
Retinoik asid % 0,025 oranlarındaki konsantrasyonlardan başlayarak gece yatarken kuru cilde sürülür. Jel formu da (Retinojel % 0,025, % 0.05)0 vardır ve oldukça kurutucudur. Başlangıç aşamasında lezyonların artmasına neden olur.
Kislik lezyonlara eritromisin yada Klindamisin % 2 solüsyon uygulanması
Tetrasıklin 250 mg günde dört defa 7-10 gün kullanılması ve dozun en düşük etkin doza kadar azaltılması.

BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ :

Zaman içinde yavaş yavaş iyileşme meydana gelmesi

GEBELİK : 

Akne lezyonlarında remisyon ya da artışa sebep olabilir.

DİĞER NOTLAR :

Akne ( Sivilce ), genellikle hasta için, doktora ifade ettiğinden daha ciddi bir sorundur.
Akne ( Sivilce ) zamanla geriler.

 

Cilt Hastalıkları : Sivilce (Akne) 

Sivilce ve ergenlik sivilcesi de denilen ''Akne'' adlı hastalık, yaşamsal önemi olmamakla birlikte estetik açıdan önemli sorunlar yaratmakta, hatta psikolojik bozukluklara da neden olmaktadır.
Konu hakkında öncelikle bilinmesi gereken, Akne'nin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu ve pek çok tedavi olanağımızın olduğudur. ''Sivilce iyileşmez'' önyargısı hastayı umutsuzluğa, hekimi başarısızlığa ???ürecektir. Başarı ise uzun vadeye yayılmış iyi bir hasta-hekim diyaloğu ile olur. Hastalığın nedeni kesin belli olmamakla birlikte yağ bezlerinin irileşmesi ve anormal çalışması temel bozukluk olup, yağ bezleri ağzındaki bakterilerin dolaylı bir katkısı vardır; yağ bezlerinin çalışmasındaki bozukluğun nedeni ise henüz kesinliğe kavuşmamıştır. Hormonlar sınırlı bir ölçüde etkilidir. Buna karşılık, yiyeceklele (kuruyemiş, kola, kızartma vb.) hiçbir ilgisi yoktur. Karaciğerin bu konudaki suçsuzluğu kanıtlarıyla belgelenmiştir. Psikolojik faktörlerle ilişkisi ise tavuk-yumurta ilişkisi gibi olup, kimin neden, kimin sonuç olduğu belli değildir. Makyajın etkisi ise abartıldığı kadar fazla olmayıp, yalnızca yağlı ürünler, arttırıcı etki yapar.
Sivilcelerin başlangıç yaşı 13-15 arasıdır. Zaman içinde kendiliğinden geriler fakat, gerileme yaşı kişiden kişiye değişir ve bazılarında 35 yaşına kadar uzayabilir.
Yüzün dışında sırt ve göğüs diğer yerleşim alanlarıdır. Erken belirtiler siyah noktalar olup, kırmızımsı kabartılar, cerahatli oluşumlar ve daha şiddetli olgularda derin kistler görülür. Derin yerleşmiş alanlarda iz kalma şansı fazladır ve daha inatçıdırlar. Tedavide hastanın da, hekimin de başarıya inanması ve gerekli direnci göstermesi ön koşuldur. Hastanın tedaviden ne bekleyeceğini bilmesi gereklidir. Çünkü Akne yavaş iyileşir, tedaviyle ikinci ayın sonunda %30-40, altı ayın sonunda %80-90 iyileşme beklenir. Tedavinin bitiminden sonra ise uzun aralıklı takiplerle bir idame tedavisi düzenlenerek tekrarlamalar önlenir. Zaman zaman ağız yoluyla alınan ilaçlara başvurulsa da, temel tedavi yerel ilaçlarla olur. Bakterileri baskılayan ilaçlar ve soyucu ilaçlar tedavinin aslını oluşturur. Tedavide amaçlanan, en az yan etkiyle en iyi sonucu almaktır. Sonuç almakta zorlanılırsa, kademe kademe yeni tedaviler denenir. Aknenin tipi ve şiddetine göre doktor tedaviyi düzenleyecektir. Tedavi sırasında deride bazı tahriş belirtileri, yani kızarma, kepeklenme ve soyulma gibi yan etkiler olabilir. Bunlar geçici olup tedavi sürdürüldükçe azalacaktır. Eğer doktorunuza güvenir ve sonuç alınacağına inanırsanız, sivilceli dolaşmanız için hiçbir neden yoktur.